ANLAMADAN YAŞAMAK

12 Eylülle birlikte yaşamı sorgulamayan boş gözlerle sağa sola bakan insanlar yetişti. Hani hep paylaşıyoruz ya 3 maymun resmini bizde artık örgütlü yaşamın içinde yer almayan tüm canlılar 3 maymun oynuyor demektir. Çokça dile getirilen okumayan, sorgulamayan tartışmayanlar ancak zaman değirmenin’de hiç öğütür olduk. Toplumun öncüleri aydınlar, öğretmenler, öğrenciler okumuyor günü kurtaran yaşam biçimi ile onlarda savrulup gidiyor. yada düzene ayak uydurma bireysel kurtuluşlar insanın onurunu ve benliğini yok ediyor. Amerika’nın yaşadığı 1880’li yılları şimdi biz yaşıyoruz neydi o yıllar vahşi kapitalizmin aşırı kar hırsı 14 16 saat çalışan emekçiler yıl 2012 ülkemizde 12 milyon kayıt dışı çalışan ve yüzde 1400 artmış taşeron işçileri hiç kimsenin geleceği yok. Okumuş olmak bile sorunu çözmüyor bakkal dükkanı gibi hiç bir donanımı olmayan üniversiteler’den mezun olanlar işsizler ordusunun bir neferi olmuş her mezun yoksulluğu ve işsizliği yaşıyor çalışan emekçilerin bir kısmı lokalde olsa ülkenin belli yerlerinde direniyor ama seslerini duyuramıyorlar çünkü iletişim araçları kapitalistlerin elinde olduğundan kıç yalıyor magazin haberleri yada toplumu uyutan mutluluk haberleri yapıyorlar.Bizde internet başında gündemle alakası olmayan içi boş şeyleri tartışmaya yada göz ucuyla bakıp geçiyoruz çünkü bizlerde içi boş insanlarız okumak paylaşmak mücadele etmek riski göze almak bizi m çok uzağımızda bu nedenle çirkin yaşamın içinde savrulup gidiyoruz.Yaşanan baskılar bizi korkutuyor’mu evet toplum sindirilmiş  korkuyoruz kim korkar örgütsüz olan yanlız kalanlar korkar. Cesaret korkusuzluk olarak tanımlanamaz. Cesaret daha ziyade korkmamıza rağmen bir şey yapmaktır. Korkmadığımız bir şey yapmak cesaret gerektirmez. Korktuğumuz halde bir şey yapıyorsak yiğidiz demektir. Paradoksal olarak korkumuza rağmen ne kadar çok şey yaparsak korkumuz o kadar azalır. Korktuklarımızdan kaçtıkça korku bize egemen olmaya başlar ve korkunun esiri olmuşuz kral çıplak demekten korkuyoruz. bu nedenle işbirlikçilerin egemenliği devam ediyor bize ait tüm birikimler değerler kaybolup gidiyor çünkü sen yaşama müdahale etmezsen egemenlerin dümen suyundan gideriz. Elimizde internet denen güzel bir buluş var burada sorunlarımızı tartışa biliriz bir çıkış araya biliriz tabiki yetmez ama en azından dağarcığımıza yeni şeyler ekleriz nasıl soros turuncu devrimleri interneti kullanarak yaptıysa bizde kızıl devrime buradan katkı yapalım değilse boşa zaman harcamayalım.