DEMOKRASİ NEDİR

 

 

Eski Yunanlılar günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce “demos” ve “kratos” yani halk iktidarı kavramını oluşturmuşlardır. Yani klasik tanımıyla halkın kendi kendini yönetmesi anlamına geliyor. Ama bu işler öyle göründüğü gibi olmuyor, her sömürü toplumunda bir egemen güç var olmuştur. Seçilenler her ne kadar halkın oyu ile seçilseler de sonunda milletin kanını emen sülükler olmuştur. Sandığa gitmek demokrasi değil, bir aldatmacadır. Halk söz, yetki, karar aşamasında yoksa orada demokrasi olmaz. Genelde bizim gibi geri kalmış ülkelerde oyun kurucu emperyal güçler ve onun işbirlikçileridir. Bir ülkede halk eğitimli ve örgütlü değilse yani demokratik kitle örgütlerinde üye değilse toplumsal mücadelede yoksa orada güçlülerin dediği olur. Halk bu oyunda sadece figüran olur. Türkiye’nin mirasını devraldığı Osmanlı İmparatorluğu döneminde feodal yapı üretim biçimi kapitalist değildi bu da demokrasi yanlısı işçi sınıfının Osmanlıda tarih sahnesine çıkışını geciktirdi. Türkiye’de demokrasisi yıllar yılı resmi görüşün izin verdiği kadar genişlemiş nispi anlamda verilen demokratik haklar sonra baskı dönemlerinde geri alınmıştır. Toplum mücadele ederek kazanmadığı için önemsememiş bu da sürekli geriye savrulmasına neden olmuştur. Türk toplumu ümmet toplumundan geldiği için biat kültürüne yakındır okuma araştırma yerine yöneticilerin söylediği yalanları gerçek zanneder. Neden eğitim, eğitim diyoruz? Çünkü biz kültür devrimini yapamamış ya da yarım bırakmış bir ülkeyiz. Yurttaşlık bilinci yok hala seçimlerde oy tercihini cellattan yana yapıyoruz. Düşünmeyen üretmeyen okumayan toplumları yönetmek her zaman kolay olmuştur. Eğitim derken çağdaş bilimsel eğitim diyoruz. Karanlığa karşı toplumu aydınlatmak için krallık padişahlık tek adam yönetimi değil halkın söz sahibi olduğu yönetimler istiyoruz, bunun için demokrasi demokrasi diyoruz.