BİZİMDE HAYIR GEREKÇEMİZ VAR

Tarihi iyi analiz edemezsek; bugün yaşanan süreci doğru yorumlayamayız. Türkiye Cumhuriyeti 200 yıllık “Aydınlanma” sürecinin rafa kaldırıldığı son durağa geldi. 1946 yılında Kültür Devrimi yapılmadan, çok partili yaşama geçilmesi ülkeyi yarı sömürge ülke haline getirmek isteyen ABD’nin elini kolaylaştırdı. Önce köy enstitülerinin kapatılması ile başlayan sürec, aydınlara cadı avı yapılmasıyla devam etti. Emperyalist ülkelere üstlerin verilmesi, asker gönderilmesi bizi ortadoğu bataklığında piyon ülke konumuna getirdi. Halkın ise örgütlü mücadelenin içerisinde yer almaması nedeniyle sık sık askeri müdahalelerin, ohallerin, sıkı yönetimlerin baskıları aydınlıkçı yurtsever devrimci halkı iyice sindirdi.
ABD eliyle uygulanan ılımlı islam projesiyle; düşünmeyen, araştırmayan, sorgulamayan, okumayan, biat eden bir sınıf oluştu. Emperyalist devlet ise sürekli Ortadoğu’yu mikser gibi karıstırdılar. Ulusal güçlü devletler yerine; küçük yönetmesi kolay devletler ortaya çıkardılar. İşte sözde “Arap Baharı” ya da Süriye’nin, Irak’ın şuan ki durumları bu amaçla. Örneğin ABD Irak’a saldırmak istiyor, Ecevit ise karşı çıkıyor sonuç mu? Hükümet büyük bir krize giriyor ve dağılıyor. Büyük Orta Doğu projesi için sözden çıkmayacak bir partiye ihtiyaç vardı bunu da AKP’yi kurarak yaptılar. Bugün hemen hemen herkes AKP’nin dış güçler tarafından kurulduğu konuda hemen hemen herkes hemfikir. Bu partide ılımlı islam diyerek ülkeye yönetmeye başladı. Önce 100 yıllık Cumhuriyetin birikimleri tek tek satıldı. Sendikal hareketler engellenerek örgütlü yapıya son verilmiş. Ergenekon, Balyoz gibi operasyonlarla korku imparatorluğu yaratıldı, medya tamamen ele geçirildi. En son 15 Temmuz süreci ile hükümet büyük bir fırsat yakaladı ve bunu da iyi değerlendirdi. Hatta biraz daha ileri gidip parlamenter sistemi ortadan kaldırıp “Tekbaş Sistemi” ile bütün farklı sesleri ortadan kaldırıp tek adamda buluşacaklar. Bir insan hem yasama, hem yürütme, hem de yargıdan sorumlu olacak bu son derece anlamsız. Ohallerle KHK’ler ile ülke yönetilecek. Biz de ülke ve bölge barışı ve farklı seslerin etkin kılınması için HAYIR diyorum.