Türkiye’de Kürtlere Bakış Açısı

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kürtlere bakış açısı tamamen farklı anlamda görmektedir. Türkiye Türklerin olduğu gibi bir başka milletinde cumhuriyeti yani ortak vatan dediğimiz yer olarak görülür eğer gerçek manada Türkiye Kürtlere ait olsaydı. Kürtlerin çoğunu düşman yada hain kolay bir şekilde söylenip belli yerlerde saldırıya uğramazdı bunu iyi bilmeliyiz.

Türkiye Kürtleri sevseydi zaten sorunlar büyük olmazdı. Kürtleri insan yerine koymayan bir zihniyet vardır o yüzden bazı kendini bilmeyen Kürtlerde devletin uşağı olmaya devam ediyor yani onurunu şerefini rahatlıkla satabilir duruma gelebiliyor yiğit ve kendini bilen kişi rahatlıkla kendini savunduğu gibi başkasını da savunabilir hale getirir. Türkiye cumhuriyeti sadece vatan millet ayaklarıyla Yürümeye çalışsa dahi bir yere varamaz gerçek demokrasi anlayışı yaşamak istiyorsa bütün farklı kültürlere sahip çıkarak ve onlara anlayış gösterebilirse o zaman demokrasilerden bahsedilebilir bunu unutmayalım. Kürtlerin ve diğer milletlerin huzurlu bir şekilde güven ortamını meydana getirebilmelidir.

Türkiye kendi tarihinde bile Kürtlerin farklı fikirlerinden hiç bahsedilmemiştir çünkü hiçbir zaman bir millet olarak görülmemiştir biz bunu artık iyi bilmeliyiz ki farklı kültürlerin bir daha sorun yaşamasınlar diye insan hayatında iki şey var biri dürüstlük biri adalet bütün milletler için geçerli olan iki önemli kavram bu kavramlar sayesinde Türkiye de barış ortamı rahatlıkla Anlamlı hale getirilerek sorunların çözümünde kolaylık sağlamalıyız gerçek demokrasilerde farklı milletleri bir araya getirmektir ve ortak düşüncede fikirlerin söylenebilmelidir her yerde ve her alanda yüreklerin ağladığı bir ülkede ne kadar demokrasi insan haklarından bahsedebiliriz artık yüreklerin ağladığı bir ülke olmaktan çıkalım birbirimizi sevgiyle ve hoşgörüyle anlamlı kılabilmeliyiz ortak vatan yada ortak düşüncede buluşmak önemlidir bunu unutmayalım gerçek demokrasi ancak farklı fikirlerin ortak bir düşüncesinde meydana gelir bu ülkeye barış huzur güven ortamı getirmek istiyorsak eğer o zaman gerçekçi evrensel bir hukuk sistemi iyi düşünerek çözümler üretebiliriz çözümler ancak samimi ve dürüst bir şekilde çözüme kavuşur annelerin ağladığı bir ülkede demokrasi ayıbı yaşanıyorsa o zaman insan haklardan bahsetmekte yersizdir yani yüreklerin sızladığı bir ülkede çözümler yada ahlaki politika zorlaşır bunu bilmekte fayda vardır.

Türkiye devleti gerçekten çözüm istiyorsa her türlü yolu deneyerek ister kandil ister İmralı isterse BDP olsun yeter ki sorunları çözüme kavuşturalım bütün yazarlar ve hukukçuların bir bölümü İmralının çözeceğine inanıyor bir başka deyişle 30 yıldan beri çözülemeyen bir sorun şimdi ne şekilde çözülür bunu çözsünler bakayım devletin ve hükümetin hala yanlış politikalardan ısrar ederek çözümü olmayan bir yola girdiğini görebilmekteyiz eğer gerçek manada demokrasi insan hakları konusunda çözümler üretmek istiyorsa ilk önce devlet ve hükümetin annelerin gözyaşının dinmesi için farklı diyalogların sürmesi gerekli olduğuna inancındayım gerçek demokratik ülkelerde hiçbir zaman sorunlar yaşanmaz bu ülkede bir tarafta gözaltı yapacaksın bir tarafta tutuklama yapacaksın bir taraftan milletin vekilini içeriye alacaksın bir taraftan da demokrasi ve hoşgörüden bahsedeceksin Sayın Başbakan gerçek demokraside yanlış politika yoktur samimi ve ahlaki bir politika geçerlidir eğer bu ülkede sorunları çözmek istiyorsanız imralıyla da görüşebilirsiniz. Bunun herhangi hukuki engel yoktur çünkü gerçek demokrasi yaşayan ülkelerde asla hukuk adı altında hukuksuzluk olmamalıdır genel bir demokrasi anlayışı bu ülke için geçerli olduğu gibi başka ülkeler içinde geçerlidir biz bu ülkede gerçek bir demokrasi özgürlüklerin önünü açan bütün değerleri anlamlı hale getirebilmeliyiz o zaman iyi bir ülke konumuna gireriz birde güzel düşünen bir ülke olmaya gayret edebilmeli her konuda duyarlı değilse bu ülke o zaman annelerin ağlaması da devam eder önemli olan Türkiye de onurlu bir barışın gelmesine katkı sağlayabilmektir.

Yunus Ekici