VAMPİRİ TANIYORUZ

İnsanoğlu yaşamın belli evresinden sonra (ilkel kominal toplum) dışında. Ezen ve ezilen hep olmuştur ister köleci istersen feodal ve kapitalist toplumlarda ister köle maraba, işçi olsun olayın içeriği değişmiyor. Üretim araçlarına sahip değilse emeğini satarak yaşamını devam ettiriyorsa işçi sınıfın bir parçasıdır. Çünkü toplumları belirleyen üretim araçları ve üretim ilişkileridir. Yani toplumlarda iki sınıf vardır. Kolay yaşamı seçen asalaklar vardır. Bunlar sömürü düzenin kan emicilerdir yani bunlar düzenin vampirleridir. Bunlar bizim içimizden çıkmış fakat halkına ihanet eden tiplerdir. Bunlar bir nevi zübüktür dillerini ustaca kullanarak karşısındaki insanı bayarlar. Her dönem siyaset içinde bu tipler var olmuştur dünde vardı bugünde. bunlar bazen dini, bazende vatan millet diyerek halkın duygularını sömürerek talan yapmışlardır. Farklı olan ise yeni vampirler çok farklı önce tüm yasaları kendi çıkarı için değiştiriyor ondan sonra siyasi gücünü kullanarak her yeri yağmalıyor ve asla doymuyorlar her yerden herşeyden avanta alıyorlar bir nevi % 10 gibi çalışıyorlar avanta yoksa hiç bir işi yapmıyorlar  parayı verdiysen yasal olarak yapman gereken hiç bir şeyi yapmana da gerek yok. Bazıları bu yazıdan nem kapabilir biz şahıslarla uğraşmıyoruz adı ne olursa olsun hiç önemi yok çünkü bataklık kendi sivri sineğini üretiyor. Halk örgütleninceye kadar bu devran hep devam edecektir. Çünkü meydan çakallara kalmış bunlarda bu fırsatı değerlendirerek ihalelerde avanta alıyorlar ya da diğer işlerde belirttiğim gibi bunlar çift kimlikli tipler halkın içinde mücahit avantada zübük zade derler. Bu nedenle siyasiler damardan girerek seni bayıyorsa mutlak zübükdür. Çünkü dürüst insanın sen baymasına gerek yok iş neyse hizmet odur. Kısaca biz vampiri tanıyoruz ve diyoruzki bunlar doymayı bilmezler son derece aç gözlüdür sizde tanıyın yaşananları gözden geçirin bakın sizde hemen tanıyacaksınız. O Zaman gelin bataklığı kurutalım bunun yolu bilinçli ve örgütlü olmaktan geçer.

 

YENİDEN MERHABA

Yayın hayatını 2 yıldır kesintisiz sürdüren Elmadağ’da yaşam gazetesi tıklanma rakamı 100 bini geçtiği gün kesintiye uğradık.Buna bir anlam veremedik ama her şeye rağmen yeniden siz dostlara kavuştuğumuz için çok mutluyuz. Biz asla eğilmedik kalemimizi satmadan yolumuza devam edeceğiz.Çünkü ülkemi haramiler kuşatmış insanlar üç kuruşluk çıkar için Güvercinler gibi takla atıyor. Bu devran böyle gitmeyecek makamları kuşatan 1o sınıf idareci gibi duran badem bıyıklılardan hesap sorulacak. Geriye dönüp bir bakın halkına zulmeden makamları çıkarı için kullanan kim kalmış bu dünya’dan çok firavun geldi geçti kimseye kalmadı geriye dönün bir bakın Bu ülkenin namuslu insanları bugün olmasada yarın ekmeğine, aşına geleceğine sahip çıkacak bu kıvılcım çakıldı. Artık emekçiler işten atıldımı arkasına bakıp gitmiyor direniyor çünkü ekmek ve gelecek için çalışma yetmiyor bunun yolu onuruna sahip çıkmaktan geçiyor.Vahşi kapitalizmin temsilcileri her yeri yağmalıyor, Doğayı kirletiyor bakın ikide bir ucube gibi baz istasyonu direği dikiyorlar çünkü işin ucunda menfaat var Ilı pınarının üstüne taş ocağı açtılar orası su havzası, Kargalıyı kuruttular biz bunları yaşarken onlar ülkenin dört bir yanına saldırıyor çünkü bunlar bir daha aç kalmamak için her yeri yağmalayan Bedevi kültürün’den geliyor onlarda biz yok nalıncı keseri gibi hep bana hep bana anlayışı hakim.Tabiki bu yaşananlara kayıtsız kalmayacağız. Biz bu ülkeyi marketten almadık tüm kazanımlarımıza sahip çıkmak insan olmanın bir gereğidir bazıları maymun olmaya devam ede bilir bizim onlarla bir işimiz olmaz bugün celladıyla yatağa giren onlara destek olanların yarın bizim yüzümüze bakmaya yüzü olmayacak çünkü onurunu satan şerefsizlerle bizim işimiz olmaz ülkem Emperyalizmin jetine binmiş yoksul kanı içrek masum insanların katledilmesine göz yumuyor. Bütün bunlar gösteriyor’ki ayakta kalarak haykıracağız kral çıplak bu düzen kirli. Bu düzende ahlak olmaz çünkü her şeyin bir fiyatı var alınır ve satılır. O ZAMAN GELİN BATAKLIGI KURUTALIM BAŞKA BİR YAŞAM MÜMKÜN.

ELMADAĞ VE BAŞKANLAR

İlçemize gelen yatırımların birer kazanç olduğunu kabul etmemek en hafif deyimle safdillik yada hazmedememekten ileri geldiğini söyleyebiliriz.
Lakin yapılan her hizmeti tam manasıyla faydalı hale getirir vatandaşların istifadesine sunarsınız, yada adı hizmet olsun diye işgüzarlık yapıp plansız, hesapsız öngörüsüz işler yaparsınız vatandaşa fayda yerine zarar verir sonra arkanızdan beddua alırsınız.
Geçmişimize baktığımız zaman ikinci tip yöneticilerle doludur egosunu tatmin etmek isteyen yöneticiler keyfe keder işler yaparlar. Somut örnek isterseniz size hem geçmişten hem de günümüzden farklı örnek vermemiz çok kolaydır .
İşte size eski belediye başkanlarımızdan sayın Zeki Yağdıranın meşhur Estergon kalesi nerde?
Kemal paşada ilçemizin girişine büyük masraflar yaparak yapmaya çalıştığı iki yolun ortasındaki havuzlar nerde? Asfalt şantiyesine ne oldu ?
Bir diğer belediye başkanımız sayın Ömer ağa Kurt’ un ilçenin yıllarını heba etmesi az mı israftır? Yetmişli yıllarda ilçemiz Ankara ilçeleri arasında en güçlü festivalleri düzenlerdi. O yıllara aklı erenler bilirler Elmadağ da yapılan festivaller bu günkülerden çok daha kaliteli çok daha ilgi çeker müthiş katılımlar olurdu.
Ne oldu ki geçmişe bile erişemedik? İlçemiz etiyle ,sütüyle dokumasıyla,hayvancılığıyla,balıyla çok öndeydi Elmadağ kuzusunun lezzeti Ankara ve ilçelerinde çok meşhurdu. Kasaplarda kesilen kuzular müşterilere yetişmezdi nüfusumuz bu günkünden azdı fakat kesilen kuzu kat be kat bu günkünden fazlaydı çünkü Ankaralı et almaya ve yemeye buraya gelirlerdi.
Peki ilçemizin önünü Roket sana ruhsat vererek kapatan ve bizi geri, geri yol almaya mecbur kılan sayın Şevket Kuru sakız’a ne demeli eğer roket san önümüzü kesmeseydi bu gün Hasan oğlanla birleşmemiz işten bile değildi arazilerimiz çok daha kıymetli olur ilçemizin makus talihi değişirdi. Elmadağ’ın bu günkü durumunu şöyle de örneklendirmek mümkündür. Sanki yabancı bir devlet tarafından sınırları çizilmiş araya tampon bölge konmuş
Denilebilir sözde Lalabel ve Hasanoğlan bizim mahallemiz sizce biraz akla aykırı değimli?
Gelelim bu günkü belediye başkanı sayın Gazi Şahin beye devri iktidarları geçmiş yöneticilerin aksine çok güçlü ve şanslıdır yukarda iktidar kendilerinden , onun altında Büyükşehir kendilerinden peki bahane var mı ? olsa bile asla kabul etmeyiz nedenini seçimlerden önce kendileri söylediler üçlü ve güçlü olalım hizmeti siz görün diye peki hizmet var mı? Onu da seçimlerde halkımız değerlendirir. Halkımızın sağduyusuna güvenmeli.
İşin aslı altyapı gibi belediyelerin pek hoşuna gitmeyen riskli bir yatırım var Büyükşehir yatırımı deniliyor olabilir daha öncede Büyükşehir vardı!
Haksızlık etmeyelim lakin yeterlimi asla! gelişmiş illerin ilçeleri bu kadar harap ve viran bir görüntüyü asla hak etmiyor neredeyse dördüncü yılı biten Gazi Şahin “yoluyla , tozuyla barajıyla susuzluğuyla , otobüsüyle ayakta yolcusuyla” halkın tepkisini çekmektedir Ha sakın bunlar bizimle ilgili değil Büyükşehir’in yetkisinde derseniz birleri de derki sen Büyük şehrin nimetlerine sahip çıkıp ta külfetini reddedemezsiniz Dökülen asfaltın önünde resim çektiren çukurların önün dede resim çektirmeyi bilmeli Milletin derdiyle dertlenmeli
Örneğin ailesini yanına alıp Ankara’ya otobüsle gidip gelmeli…

ANLAMADAN YAŞAMAK

12 Eylülle birlikte yaşamı sorgulamayan boş gözlerle sağa sola bakan insanlar yetişti. Hani hep paylaşıyoruz ya 3 maymun resmini bizde artık örgütlü yaşamın içinde yer almayan tüm canlılar 3 maymun oynuyor demektir. Çokça dile getirilen okumayan, sorgulamayan tartışmayanlar ancak zaman değirmenin’de hiç öğütür olduk. Toplumun öncüleri aydınlar, öğretmenler, öğrenciler okumuyor günü kurtaran yaşam biçimi ile onlarda savrulup gidiyor. yada düzene ayak uydurma bireysel kurtuluşlar insanın onurunu ve benliğini yok ediyor. Amerika’nın yaşadığı 1880’li yılları şimdi biz yaşıyoruz neydi o yıllar vahşi kapitalizmin aşırı kar hırsı 14 16 saat çalışan emekçiler yıl 2012 ülkemizde 12 milyon kayıt dışı çalışan ve yüzde 1400 artmış taşeron işçileri hiç kimsenin geleceği yok. Okumuş olmak bile sorunu çözmüyor bakkal dükkanı gibi hiç bir donanımı olmayan üniversiteler’den mezun olanlar işsizler ordusunun bir neferi olmuş her mezun yoksulluğu ve işsizliği yaşıyor çalışan emekçilerin bir kısmı lokalde olsa ülkenin belli yerlerinde direniyor ama seslerini duyuramıyorlar çünkü iletişim araçları kapitalistlerin elinde olduğundan kıç yalıyor magazin haberleri yada toplumu uyutan mutluluk haberleri yapıyorlar.Bizde internet başında gündemle alakası olmayan içi boş şeyleri tartışmaya yada göz ucuyla bakıp geçiyoruz çünkü bizlerde içi boş insanlarız okumak paylaşmak mücadele etmek riski göze almak bizi m çok uzağımızda bu nedenle çirkin yaşamın içinde savrulup gidiyoruz.Yaşanan baskılar bizi korkutuyor’mu evet toplum sindirilmiş  korkuyoruz kim korkar örgütsüz olan yanlız kalanlar korkar. Cesaret korkusuzluk olarak tanımlanamaz. Cesaret daha ziyade korkmamıza rağmen bir şey yapmaktır. Korkmadığımız bir şey yapmak cesaret gerektirmez. Korktuğumuz halde bir şey yapıyorsak yiğidiz demektir. Paradoksal olarak korkumuza rağmen ne kadar çok şey yaparsak korkumuz o kadar azalır. Korktuklarımızdan kaçtıkça korku bize egemen olmaya başlar ve korkunun esiri olmuşuz kral çıplak demekten korkuyoruz. bu nedenle işbirlikçilerin egemenliği devam ediyor bize ait tüm birikimler değerler kaybolup gidiyor çünkü sen yaşama müdahale etmezsen egemenlerin dümen suyundan gideriz. Elimizde internet denen güzel bir buluş var burada sorunlarımızı tartışa biliriz bir çıkış araya biliriz tabiki yetmez ama en azından dağarcığımıza yeni şeyler ekleriz nasıl soros turuncu devrimleri interneti kullanarak yaptıysa bizde kızıl devrime buradan katkı yapalım değilse boşa zaman harcamayalım.

ULAŞIM SORUNUNU ÇÖZDÜK DİYENLERE CEVAP

İlçemiz metropol olmadan önce 45 kişilik araçlarla ulaşım yapılırken İlçemiz metropol olduktan sonra ulaşım sorunu baş göstermeye başladı.3′lü olsun güçlü olsun diyenler yine yanıldı ulaşım sorununu çözdük diyenler hala anlamamakta veya anlıyorda anlamıyormuş gibi davranıyor 45 kişilik araçları küçültürüp konserve kutusu gibi araçlarla milleti balık istif yaparak yolcu taşımaya başlandı.Ukome ne hikmetse balık istifine onay verdi çok değil daha 1 ay önce otobüsün yoldan çıkıp devrildiğini hepimiz gazetelerde haberlerde okuduk izledik.Hani ulaşım için naptınız EGO’mu getirdik diyeceksiniz Ego saat başımı veya 10 dakkada birmi hayır Ego sabahları öğleden sonra çalışıyor.Pazar günleri nedense Ego hizmet vermemektedir.Her yıl sınav günleri vatandaşlar otobüs duraklarında rezil olmaktadır otobüslerin tıklım tıklım dolu olması gelen aracın durmadan basıp gitmesi rezillikten başka birşey değil bugün ankarada durakta sınav çıkışı elmadağlı otobüs sırası bekledi insanlar ekmek kuyruğuna girmiş gibi 20 tane otobüs ile ulaşım sorununu çözdük sananlar yanılıyor olmalı geçen yıllar ankaradan otobüsler getirdiniz mahkemelik oldular gittiler ulaşım sorununda’da sınıfta kaldı ilçe yöneticileri.Bu gidişle ilerde daha büyük kazalar olursa o zaman ne cevab vereceksiniz halka otobüsçüler fazla kazansın diyen yetkililer ilerde ölümlü kazalar olursa mesuıliyet sizindir.İzin veren sizlersiniz ayakta yolcu taşımacılığına sonrada çıkıpta ah vah etmenin faydası yok.ESEN KALIN DOSTLAR