TARAFIM…

İnsanoğlu yaşamı boyunca taraf olmuştur. Kimi ezenden yana. Kimi ezilen, sömürülen, yoksuldan yana. İnsanı ayakta tutan omurgasıdır. Bu nedenle doğruya doğru, eğriye eğri demek gerek. Açıkça taraf olmak gerek. Amerikancı, baskıcı ve özünü asimile eden politikalar neticesinde kişiliksiz, solucan tipli insanlar çoğaldı. Haksızlık ve namussuzluk karşısında namussuzun yanında yer alan yığınlar ve sülükler. Ben onlara kişiliksiz uyuzlar diyorum. Onların tek bir düşüncesi vardır. Çıkarları için yapmayacakları alçaklık yoktur. Bu nedenle bu ülke bu hale geldi. Çalan kadar susan da suçludur. Bu tipler kim güçlüyse onun yanında şaklabanlık yapar ve gemiyi ilk terk edende onlardır. Anketçiler bunlara yüzer gezer oy diyor.

Tabi ki bunların dışında ülkesini seven, bir kolu kopsa diğerini de vatanı için feda edecek koç yiğitler var. Ama şu ara sülükler önde. Olsun bizim içimizde umut var. Yeter ki kararmasın sol memenin altındaki cevahir.

Biz atalarımızın bize emanet ettiği bağımsızlık bayrağını; amerikancı sülüklere, Kubilay’ı öldüren grubun torunlarına teslim etmeyeceğiz.

Sözümüz var Kurtuluş Savaşında bu vatan için ölen Elif Bacılara, Ayşe Teyzelere, Ahmet Amcalara, Mehmet Çavuşlara. Bu söz namus sözüdür.

Bu nedenle Bağımsızlığımızı yok edenlere karşı tarafım… Irksal, dinsel, mezhepsel ayrılıkları körükleyenlere karşı tarafım… Duygu sömürüsü yapan alçak politikacılara karşı tarafım… Orman alanlarını yağmalayanlara karşı tarafım… Sözde sendikacı olup, iktidar yalakalığı yapanlara karşı tarafım… Yolsuzluğa, hırsızlığa izin verenlere karşı tarafım… Hukuk devletini yok edenlere karşı tarafım… İşsizliğe karşı tarafım… Sağlığı, eğitimi, suyu, elektiriği peşkeş çekenlere karşı tarafım… Sigortasız işçi çalıştıranlara karşı tarafım… Devleti ihale ile soyanlara karşı tarafım… Badem bıyık cumhuriyeti kurmak isteyenlere karşı tarafım… Din sömürüsü yapan bezirganlara karşı tarafım… 8 saat çalışması gereken işçiyi 12 saat çalıştıranlara karşı tarafım… İki yüzlülüğe, yanar dönerliğe, oturduğu koltuğun hakkını vermeyen asalaklara karşı tarafım…

Bağımsız bir ülkede, insanın insana zulmetmediği, barış içinde yaşamak için tarafım…

Yolunuz Açık Olsun.

 

Bu Vatan Bizim

Adaletin,Yasaların Yanlız Yoksullara fatura edilmesinden,eşitsizliğin yanlız yoksullar aleyhine işlemesinden,vergilerin yanlız yoksullar tarafından ödenmesinden, eğitim hakkının sadece parası olanın yararlanmasından, köylülerin, işçilerin orta sınıfın esnafın karın tokluğuna bir hayat sürerken,çal seninde olur mantığıyla devletin soyulması, devlet malı deniz yemeyen ahmak sözünün toplum tarafından kanıksanması bu aynı zamanda toplumsal ahlakın çöküntüye uğraması namusuzzun, hayinin yoksul kanı emenin itibarının arttığı,yurdumuzda bulanan yer altı yer ustu kaynaklarının parsel parsel satışa çıkarılmasından yurdumuzun mafyalara teslim edilmesine, aklın, bilimin yerine safsataların hakim olması,işgal altındaki yurdumuzun işbirlikçilerinden,kokoşmuş düzenden hesap sormak gerekmiyormu?arkadaşlar bizim başka vatanımız yok yaşadığımız dönemde hemen hemen her kesim sağlı sollu vatanı kurtarma telaşına düşmüştür çünkü durum çok ciddi her taşın altında cia ajanları çıkıyor abd emparliyazminin bop’nın hayat bulması için ülkemizde her gün yeni oyunlar sahne konuluyor.

Ülkenin her karış toprağı satışa çıkarılmış ve satılmıştır limanlarımız dağlarımız,akar sularımız can damarımız koca koca tesisler (731)kapanın yandaşın eline geçmiştir.milli hasılanın yüzde altmışını bir kaç büyük aile ve holdingin elinde toplanmasına birşey demiyorsak burada piskolojik bi sorun var demektir çünkü insan doğası gereği haksızlığa boyun eğmez.halk gün geçtikçe yoksullaşıyor öyle şarlatanların dediği gibi milli gelir kişi başı on bin dolar düşmüyor halkın sorununu çözmek için yola çıkanlar kavram kargaşasıyla uğraşıyolar birilerinin yoksul dediğine diğeri hasan yoksul diyor oysa bu durum hasanın yoksulluğuna çare olmuyor anadolu açlığa sömüreye yozluğa mahkum ediliyor yaşadığımız dönemde halkın beyni magazin haberleriyle dolduruluyor kitleler can alıcı sorunlarından uzaklaştırılarak tv dizlerinin içine gömülürken ülkwnin yok oluşunu duymuyor,görmüyor bile toplumun toplu maf oluşunu emekçilerin torba yasalarla kazanılmış haklarını gasp edilmesini sadece seyrediyoruz çünkü iktidar korku cumhuriyeti yaratmıştır oysa korkunun ölüme faydası yoktur her onurlu insan vatanına sahip çıkmak zorundadır.

Tarihini Bilmeyenler

Tarihi bilmeyen toplumlar asla geçmişinden ders çıkaramazlar, Türkiye Cumhuriyeti yoktan var edilen bir ülkedir. Emperyalistler dört bir yandan saldırarak ülkeyi işgal etmişlerdir, Osmanlı yönetiminin teknolojik gelişmelerin gerisinde kalması, sanayii devrimini yapamayışı nedeniyle geri kalmıştır. Çağın gerisinde kaldığından emperyalist ülkere boğun eğerek Avrupanın hasta adamı olmuştur, bu bitap durumdan Mustafa Kemal ve arkadaşlarının dişini tırnağına takarak, namuslu yurtseverlerin çabasıyla işgalci düşman yok edilmiştir, ama esas düşman içerideki yoksulluktu o döneme kısaca göz atalım; Cumhuriyet kurulmuş okuma yazma oranı %7 doktor sayısı 337, sağlık elamanı 450, 150 ilçede de doktor yok, bebek ölüm oranı %60, %80 kırsalda yaşıyor, büyük bölümüde toplumun göç ebe… Telefon, makina, motor… yok. Kremiti dahil ital ediyoruz. Elektrik sadece İstanbul’da var. Köylere Tanzimat bile girmemiş, 40 bin köy ortaçağı yaşıyor… Ve köylüler sıtmadan kırılıyor, hiçbir evde akarsu, tuvalet, mutfak yok, yetersiz beslenme toplumu kemiriyor.

Nüfus sayımı 2.Mahmut döneminde yapılmış kadınlar sayılmamıştır, çünkü toplumda kadının yeri yoktur. Ülkedeki tablo buydu genç Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri, çağdaş bir ülke yaratmak için önce ulaşım sorununu çözdüler yurdu demir ağlarla sararak iller arası ulaşımı kolaylaştırdılar ve bir daha hiçbir dönem demir yoluna böyle yatırım yapılmadı, o dönemde tüneller kazma kürek ve mum ışıyla yapılmıştır. Ülkenin bel kemiği olan kitler, yine o döneme rastlar yani toplu iğneyi bile dışarıdan alırken uçak ihraç eden bir ülke haline gelmiştir. Şu söz çok önemlidir; “Ekonomik bağımsızlığı olmayanın siyasi bağımsızlığı olamaz.” 80 Yıllık birikimi AKP 8 yılda bitirdi. Çünkü onlar ülkeyi pazarlamak için ikitdar oldular.

1938′de 36 milyon dolar döviz 26 ton altın vardı. Artık ülke şeker, çimento, deri, dokuma, cam, kağıt…üreten bir ülke olmuştu. Onlardan sonra gelen iktidarlar Mühlis İşadamı gibi ne varsa satmıştır üreten değil tükeden bir toplum yaratılmıştır. Peki Biz Bunu niye anlattık? Çünkü toplum bilinçli olarak geri bırakılmıştır. 7 kişiye bir kitap düşen bir ülkemizde okullarda eğitim öğretim bitmiştir, düşünmeyen,sorgulmayan,aratırmayan nesiiler yaratılınca insanlar Atatürk ve arkadaşlarını unutuyor, bunun en basit örneği Türkiye Cumhuriyetinin okullarında Cumhuriyeti kuran önderlerin resmi yok, Peki kimlerin resmi var, Osmanlı padişahlarının resmi var, Bakınız Yaşar Doğu ilköğretim Okulununa sanki Türkiye Cumhuriyeti kurulmamış, bakınız Elmadağ Belediye girişinde bir Çadırdan bir salon, ismi Ertuğrul Gazi… Artık bu isim neden verildi ucu açık.. sonunda Gazi olduğu için mi? Tartışılır… Ben buradan Sayın Gazi Şahin ve Değerli Belediye Meclis üyelerine sesleniyorum; Türkiye Cumhuriyetini kuran değerli insanların ismini vermek çok mu zorunuza gidiyor, Tüm Belediye meclis üyelerini kutluyorum. Peki neden mi? Oylamalarda çok hızlı onay verdikleri için….

Cihan ÇETİN